İngiltere Yüksek Mahkemesi, annesiyle birlikte Londra’da yoğun trafiğin olduğu bir yolun yakınında yaşayan 9 yaşındaki Ella Kissi Debrah’ın ölüm nedenleri arasında hava kirliliğinin bulunduğuna karar verdi. Bu karar bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Ella, İngiltere’de ve hatta dünyada, hava kirliliğinin ölüm nedeni olarak belirtildiği ilk kişi oldu.

Savcı, Ella’nın evinin yakınındaki hava kirliliği seviyelerinin, ölümünden önceki üç yıl boyunca Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınırın ve AB kapsamında yürürlükte olan yasal seviyenin üzerinde olduğunu ve bu durumun Ella’nın ölümünde doğrudan etkisi olduğunu tespit etti.  Savcı, Ella’nın maruz kaldığı temel hava kirliliği kaynağının ulaşım kaynaklı emisyonları olduğunu belirtti.

Ella’nın annesi Rosamund, soruşturma esnasında verdiği ifadesinde kızı Kissi-Debrah’ın akut astım atakları ve nöbetler sebebiyle hayatı boyunca yaklaşık 27 kez hastaneye yatırıldığını söyledi. Şubat 2013’deki vefatından birkaç saat önce, ailesi birlikte yemek yedikten sonra Ella’yla yatakta kitap okuduğunu belirtti. “Sevgililer Günü olması nedeniyle Beethoven’ın aşk mektuplarını bastırmıştım, ona okuduğum son şey bu mektuplar oldu,” dedi.

Temiz Hava Hakkı Platformu Türk Tabipler Birliği Temsilcisi Doç. Dr. Gamze Varol konuyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Dış ortamdaki hava kirleticilerinin plasentaya bile nüfus ederek hamilelik döneminden başlayarak; bebek ve çocukların kalbi, beyni, hormon sistemleri ve bağışıklığı üzerindeki etkileri artık kanıtlandı. Hava kirliliğinin özellikle çocuklar üzerinde daha şiddetli ve kalıcı etkisi var. Çünkü akciğerleri küçük, hava yolları daha dar ve vücut ağırlıklarına göre daha hızlı soluk alıp verirler. Bu nedenle kirli havayı daha fazla solurlar. Ayrıca boyları kısa olduğundan özellikle trafikten kaynaklı kirliliğe daha çok maruz kalırlar. Organ gelişimleri tamamlanmamış ve vücut koruma mekanizmaları tam gelişmemiş olduğundan solunum yolları daha kolay etkilenir. Ella gibi tüm dünyada hava kirliliği kaynaklı sağlık sorunları yaşayan milyonlarca çocuğun sağlıklı bir gelecek yaşayabilmesi için hava kirliliği ile mücadele etmek hükümetlerin başlıca sorumluluğudur.”

Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı “Her yıl binlerce kişinin ölümüne sebep olan hava kirliliğinin bir ölüm sebebi olarak kabul edilmesi tarihi bir gelişme. Türkiye özelinde yaptığımız hesaplamalar son 3 yıldır trafik kazalarının en az 6 katı kadar kişiyi hava kirliliği nedeniyle kaybettiğimizi gösteriyor. Ayrıca, OECD’ye göre hava kirliliği nedeniyle 5 yaş altı çocuk ölüm hızı 2050 yılında %50 daha fazla olacak.  Dünya Sağlık Örgütü, kanserojen olduğu kanıtlanan ince partikül madde (PM2.5) için önerilen sınır değerlere uyulursa; yılda 2,1 milyon erken ölümün önlenebileceğini hesapladı. Türkiye’de ise bu kanserojen hava kirleticisi maalesef çok az noktada ölçülüyor ve yasal bir sınır değer hala kabul edilmiş değil. Özellikle uzun dönemli maruziyette kronik hastalıklara sebep olarak, Covid-19 gibi enfeksiyonlara karşı yetişkinleri de kırılgan hale getiren hava kirliliğini azaltmak için acilen harekete geçilmesi gerekiyor” diye ekledi.

Basın açıklamasının tamamına ulaşmak için tıklayınız.