Haberler

Meclise Sözünü Tutması İçin İkinci Şans

20 Aralık 2019

TBMM vatandaşlara Şubat ayında verdiği temiz hava hakkını koruma sözünü tutmayarak, geçtiğimiz haftalarda kömürlü termik santrallere çevre mevzuatına uyum için gerekli yatırımları yapmadan 2,5 yıl daha çalışma izni verdi. Madde 50’nin reddedilmesi için yüz binlerce vatandaş imza vererek, telefonla arayarak ve sosyal medya üzerinden sesini vekillere ulaştırmıştı. Bu çabalara rağmen 21 Kasım’da yasalaşan Madde 50; ilk defa Cumhurbaşkanı tarafından veto edilerek, tekrar görüşülmek üzere Meclis’e geri gönderildi.

Temiz Hava Hakkı Platformu koordinatörü Buket Atlı “kömürlü termik santrallere çevre muafiyeti veren bütün yasa tekliflerinin artık hayatımızdan çıkmasını talep ediyoruz. Santrallerin alt yapıları ve yapılması gereken yatırımlarla ilgili detayların kamuoyu ile  şeffaf bir şekilde paylaşılmasını talep ediyoruz. TBMM vekillerini sözlerini tutmaya ve şirketlerin temiz hava hakkını koruyacak şekilde bir gün bile gecikmeden gerekli yatırımları yapmalarını sağlayacak kararları almaya davet ediyoruz” dedi.

Sağlık ve doğa koruma alanında çalışan 16 kuruluşun oluşturduğu Temiz Hava Hakkı Platformu, bu santrallerin Haziran 2022 yılına kadar çevre mevzuatı için gerekli yatırımları yapmadan çalışmalarının neden olacağı sağlık maliyetine dikkat çekti.

Greenpeace Akdeniz Ofisi tarafından yapılmış olan çalışmaya göre; 10 tane kömürlü termik santral 2,5 yıl daha çevre mevzuatına uymak için gerekli baca gazı yatırımlarını yapmadığı sürece Haziran 2022’ye kadar en az 2860 erken ölüme, 1 milyon gün iş gücü kaybına, 7 milyon günden fazla hastalık iznine ve çocuklarda 17.400 bronşit vakasına sebep olacak. Madde 50 kapsamında en az 15 kömürlü termik santrale muafiyet verildiği düşünülürse bu rakamların çok daha fazla olacağı aşikardır.

Ayrıca 2015’te HEAL – Sağlık ve Çevre Birliği tarafından yapılan bir çalışmaya göre, kömürlü termik santrallerden kaynaklı hava kirliliği 2,876 erken ölüme, 4.311 hastane  kabulüne 637.643 kayıp iş gücüne neden olmuştur. Bu sağlık etkisi de 2,9-3,6 milyar maliyet demektir. 2015’te yapılan bu çalışmadan sonra 9 termik santral daha işletmeye alınarak santral sayısı 29’a yükselmiştir; dolayısıyla sağlık etkisi maliyeti de  artmıştır. .

Anne karnında bile etkisi görüldüğü bilimsel çalışmalarla ispatlanan hava kirliliğinin halk sağlığını tehdit etmeye devam etmesi Anayasa’nın 56. Maddesi’nde tanımlanan ‘sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı’nı ihlal etmektedir. Bulgaristan ve Polonya devletleri hakkında, sistematik ve devamlı bir şekilde bazı bölgelerde yıllık ve günlük, bazı bölgelerde de günlük emisyon değerleri (PM10) aşıldığı için Avrupa Adalet Divanı tarafından temiz hava hakkını ihlal ettikleri yönünde karar verilmiştir. Aralarında Almanya ve Fransa’nın da bulunduğu 6 Avrupa Birliği ülkesi hakkında, hava kirliliği nedeni ile Avrupa Adalet Divanı’nda hukuki inceleme başlatılmıştır.

Madde 50 Ne Getiriyordu?

1 Kasım 2019  tarihinde, Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülen 2/2312 Esas Numaralı Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile, daha önce TBMM’den tüm siyasi partilerin reddettiği, havayı kirletme izni yeniden görüşülüp, Meclis Genel Kurulu’na sunulmak üzere kabul edildi. Düzenlemeye göre;

“MADDE – 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 8’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “31/12/2019” ibaresi “30/6/2022” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya “üretim faaliyeti durdurulamaz ve” ibaresinden sonra gelmek üzere “çevre mevzuatına uyuma yönelik yatırımların gerçekleştirilmemesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanmaması nedeniyle” ibaresi ve ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“Ancak çevre mevzuatına uyuma yönelik yatırımlara dair yapım sözleşmesi ile iş termin planını 30/6/2020 tarihine kadar Bakanlığa sunmayan üretim tesisleri bu haklardan yararlanamaz. İş termin planı sunulan üretim tesisleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bu iş termin planına uyum açısından 1/7/2020 tarihinden itibaren 4 ayda bir denetlenir. Yapılan her bir denetimde bu iş termin planına uygun olmadığı tespit edilen tesislere 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan ilgili idari para cezaları yirmi kat artırılarak uygulanır. İş termin planındaki herhangi bir işin yapımının belirtildiği süreye göre bir yıl geciktiğinin tespiti halinde üretim tesisinin faaliyeti durdurulur. Bu madde kapsamında verilen idari para cezalarına karşı dava açılması cezanın tahsil işlemlerini durdurmaz.”

Çevre Mevzuatına Uyum Yatırımı Olmayan Santraller Hangileri?

Aşağıda belirtilen kömürlü termik santraller, 2013 yılından bu yana, baca gazı kükürt giderim tesisi, filtre sistemleri veya kül barajı gibi çevre ve halk sağlığının korunması için gerekli yatırımları yapmamaktadır.

1.    Çanakkale / 18 Mart Çanakkale Termik Santrali
2.    Şırnak / Silopi Elektrik Termik Santrali
3.    Kahramanmaraş / Afşin Elbistan A Termik Santrali
4.    Karabük / Kardemir Karabük Demir Çelik Termik Santrali
5.    Kütahya / Tunçbilek Termik Santrali
6.    Kütahya / Seyitömer Termik Santrali
7.    Manisa / Soma A Termik Santrali
8.    Manisa / Soma B Termik Santrali
9.    Sivas / Kangal Termik Santrali (1. ve 2. üniteler)
10.  Zonguldak / Çatalağzı Termik Santrali
11.  Ankara / Çayırhan Termik Santrali
12.  Muğla / Yeniköy Termik Santrali
13.  Muğla / Kemerköy Termik Santrali
14.  Bursa / Orhaneli Termik Santrali
15.  Kahramanmaraş / Afşin Elbistan B Termik Santrali
16. Muğla / Yatağan Termik Santrali

Kömürlü termik santrallere 2013 yılından itibaren Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarını hiçe saymak pahasına ek süre verilmiş ve çevre yatırımlarını yapmaları talep edilmiştir. Oysa şirketler söz konusu çevre yatırımlarını 6 yıldır hayata geçirmeyerek havayı kirletmeye ve halk sağlığına zarar vermeye devam etmektedir.